01

Tutarlılık, kopyalamak değildir.

Bir afiş, bir Instagram paylaşımı ve bir web sayfası aynı şekilde kullanılmaz. Her birinin okuma mesafesi, süresi ve beklentisi farklıdır. Bu yüzden tek bir tasarımı bütün ölçülere sıkıştırmak yerine, tasarımın hangi özelliklerinin markaya ait olduğunu belirlemek gerekir. Renk ilişkisi, tipografik tavır ve görsel yaklaşım bu ortak dili kurabilir.

02

Değişmeyenleri belirle.

Logo kullanımından başlık düzenine kadar bazı kararlar sabit kaldığında yeni içerik üretmek kolaylaşır. Ancak her ayrıntıyı sabitlemek de tasarımı daraltabilir. Markanın temel renkleri ve yazı karakterleri korunurken kompozisyon, görsel seçimi ve ölçek değişebilir. Böylece aynı markaya ait olduğu hissedilen ama birbirini tekrarlamayan işler ortaya çıkar.

03

Ses tonunu tasarımın yanına koy.

Marka kimliği yalnızca görünenlerden oluşmaz. Kısa mı uzun mu konuşuyoruz? Resmî bir dil mi kullanıyoruz, daha gündelik bir anlatım mı? Başlıklarımız soru mu soruyor, doğrudan mı söylüyor? Metin kararları görsel kimlikle birlikte ele alındığında markanın kişiliği daha bütünlüklü hissedilir.

04

Sistemi gerçek içerikle dene.

Bir şablon örnek başlıkla iyi görünebilir; gerçek ürün adı, uzun açıklama veya farklı fotoğraf geldiğinde zorlanabilir. Bu nedenle tasarım sistemini yalnızca ideal içerikle değerlendirmemek gerekir. Kısa ve uzun metinlerle, farklı formatlarla ve günlük ihtiyaçlarla denemek; hangi kararların işe yaradığını gösterir. Bizim için kimlik, kullanılan ve yaşayan bir sistemdir.

Senin fikrini de konuşalım ↗